Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
Akademik
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Fırsatlar
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sevgililer Günü Özel
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
ERGUVAN RENGİNDE ÇELİK EMEKÇİYE MEKTUPLAR (  )
Erguvan Renginde Çelik Emekçiye Mektuplar
ERGUVAN RENGİNDE ÇELİK EMEKÇİYE MEKTUPLAR (  )
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 20 x 13,5 cm
Sayfa Sayısı
: 264
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Barkod
: 9789758110322
Basım Yılı
: Belirtilmemiş
kargolanamaz.
%30 İNDİRİM
Liste Fiyatı
: 8,33 TL
İndirimli Fiyatı
: 5,83 TL
Kazanılan Puan
: 24 AP
Bu kitabı 0,97 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 88 kişi görüntüledi.

1987-’91’de Türkiye işçi hareketi yeni yükselişe sahne oldu. Bu aslında yeni bir imkanın doğduğu anlamına geliyordu. Ancak Türkiye devrimci ve komünist hareketi henüz kendini ilk tasfiyeci sürecin politik ve örgütsel etkisinden kurtaramadan, dünya çapında etkili olan yeni bir karşıdevrim dalgasının ideolojik politik etkisi altında yeni bir sarsıntı geçirdi. Yeniden ayağa kalkan işçi hareketinin (’87-’91) ortaya çıkardığı devrimci imkanları değerlendiremedi.

Tarihi materyalist araştırmacılar, Grek insanını anlatırken onların önemli bir yanına parmak basarlardı; Grek insanı sorulardan önce yanıtlarını biliyorlarmış. Bu, Grek’lerin yoğun kültürel birikiminin bir ifadesi anlamına gelse de bu anekdotu tersinden (kendi gerçekliğimiz açısından) şöyle de anlayabiliriz; Türkiye devrimci ve komünist hareketinin kültürel ve tarihsel bilinç zayıflığını hesaba katarak, söylemek gerekirse; Türkiye devrimci ve komünist hareketi, sorular ve nedenlerden çok, herşeyin cevabını bilen bir konumda olduğunu yansıtıyor/sanıyor.

Lucas’ın deyişiyle; “Akan kanlarını erguvan rengi çeliğe dönüştüremedi“ Türkiye sosyalist hareketi. Bunu 1996’nın dünya çapındaki tarihi Temmuz manifestosu ile de (Ölüm Orucu eylemi) başaramadı. Yine 1997’nin ilk aylarından itibaren başlayan MGK’nın “reformist tasfiyecilik“ temelindeki yeni bir üçüncü tasfiyecilik, dalgası anılmaya değer bir özellik göstermektedir.

Birçok önemil neden olsa da, bunların başında, sosyalist hareketin işçi sınıfı hareketiyle aynı nehrin yatağından akıtılamamış olmasının yarattığı sorunlar gelmektedir.

Ürünü Oyla:
Tüm ürün yorumları listeleniyor.
Sırala:
Bizimle İletişime Geçin