Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
Akademik
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Fırsatlar
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sevgililer Günü Özel
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
GÖZALTINDA TECAVÜZ (  )
Gözaltında Tecavüz
GÖZALTINDA TECAVÜZ (  )
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 19,5 x 13 cm
Sayfa Sayısı
: 252
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Barkod
: 9789758086221
Basım Yılı
: Haziran 1997
kargolanamaz.
%23 İNDİRİM
Liste Fiyatı
: 11,11 TL
İndirimli Fiyatı
: 8,55 TL
Kazanılan Puan
: 32 AP
Bu kitabı 1,43 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 65 kişi görüntüledi.
Türkiye’de gözaltında tecavüz olgusunu tarihsel süreç açısından iki ana döneme ayırmakta yarar var. Birinci dönem, 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle başlayan ve 1988’e kadar devam eden dönemdir. İkinci dönem ise 1988’den bugüne kadar sürmekte olan dönemdir. . .
Birinci dönem, gözaltında tecavüzün her biçiminin, kadın-erkek ayrımı gözetmeden, yaygın ve sistematik olarak uygulandığı bir dönemdir. Bu dönemde, 150 güne ulaşan gözaltı süreleri içinde tutukluların direncini çökertecek en etkin işkence yöntemlerinden biri olarak kullanılıyor. En yaygın biçimi ise, özellikle gözaltında bulunan erkeği çözmek ve onun psikolojisini dağıtmak üzere eşine, kızına, kızkardeşine, annesine gözleri önünde cinsel işkence yöntemleri uygulamak ya da tecavüz etmek. Tecavüz tehdidinin dahi mağduru oldukça derinden etkilediği sayısız olay gerçekleşmiştir.
Bu coğrafyada yaşayanların bildiği, en azından tanık olduğu bu yöntemler eski işkenceci polis Sedat Caner’in itiraflarıyla gündeme bir anda bomba gibi düşmüştü. İdamları “Asmayalım da besleyelim mi?“ diye gerekçelendiren generallere, Sedat Caner’in itirafları ve tecavüz olayları sorulduğunda şu yanıtı veriyorlardı: “Bizim koç gibi delikanlılarımız var, ne diye cop kullanalım. . . “
Tecavüz mağdurlarının çığlıkları yükselmeye devam ediyor. Artık, Arjantin, Şili, Nikaragua, Bosna-Hersek, Bangladeş vb. ülkelerde olduğu gibi, tecavüz mağduru kadınların “istenmeyen çocuklar“ dünyaya getirdiği, tecavüzün öteki yüzüyle de tanışıyoruz. Çocuk Esirgeme Kurumu’na verilen ya da sessiz sedasız yaşamı sonlandırılan bu çocuklar “insanlık onuruyla“ yüzleşmemizi sağlıyorlar. Olgunun ulaştığı düzey, yaptıklarımızın hatta yapacaklarımızın asla yeterli olmadığını / olamayacağını gösteriyor. Sorumluluklarımız her geçen gün artıyor. Devlet, oldukça bilinçli bir politikayla işkenceyi ve onun bir parçası olarak tecavüzü uyguluyor. İşkence, insan onuruna ve insanlığa karşı bir saldırıdır. Tecavüzse, onun içinde çok daha özel, çok daha yoğun bir şiddeti ifade eden örgütlü bir saldırıdır.
Ürünü Oyla:
Tüm ürün yorumları listeleniyor.
Sırala:
Bizimle İletişime Geçin