Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
Akademik
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sevgililer Günü Özel
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
HEİDEGGER’DE ZAMAN VE VAROLUŞ (  )
Heidegger’de Zaman ve Varoluş
Yorumları oku
%15 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 20 x 14 cm
Sayfa Sayısı
: 277
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 17,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 14,45 TL
Kazanılan Puan
: 48 AP
Barkod
: 9786058447325
Basım Yılı
: Ocak 2016
Kategoriler
Ürünün Tanıtımı

“Yaşamın anlamı onu sayışımızdadır.“


Melekle Kukla: Asıl seyir işte o zaman. / O zaman bir araya gelecek varoldukça / Aralıksız böldüğümüz. (Rilke).


Gündelik yaşamımızda yapacağımız işlerle meşgulüzdür. Yapacağımız işleri aklımızda, farkında olmadan ardı ardına, birbirini izleyen bir sırayla önceden tasarlar, anlarız. Bu belli belirsiz anlayış, bir zaman çizelgesi gibidir. Yapacağımız işler de birer süre içinde anlamlıdırlar; onları birer süre olarak tasarlar, sıraya koyarız. Bu nedenle gündelik yaşamı anlayış aslında sayıştır. Söz gelimi önce kahvaltı edeceğimizi, sonra işe gideceğimizi düşünüşümüz, aslında sayma halinde anlayış demektir. Aristoteles, aslında zaman şu: Önce ile sonraya göre devinimin sayısı diyor. Bizim de yaşarken bu zamansal uzanışı belli belirsiz anlayarak ve onunla uyumlu bir halde sayarak yaşıyor olmamız, Orhan Pamuk’un, “Nedir Hayat? Bir Zaman!“ dediği gibi, yaşamın anlamının zaman olduğunu gösteriyor. Biz yaşamı teorik bir anlayışla, modern bir özne gibi değil, gündelik telaşla, biraz aylak ve dalgın, bir tür zamansal hesaplama ve sayma halinde, Heidegger’in rechnen mit der Zeit, dediği gibi zamanla anlarız. Bu anlayışımızda zamanı ardı ardına, iç içe geçmiş halde diziyor, aynı zamanda da ona uyum sağlıyoruz. Bu sayışımızdaki dizişte, işlerimizi halletmek için sabah kahvaltısını önce, işe gitmeyi de bu iş bittikten sonra başlayan, farklı bir şey gibi var-sayarız. Oysa sabah kahvaltısının nerede bittiği, gazete okumanın nerede başladığı belirsizdir. Onları ayıran saat zamanını biz uydurur, gerçekmiş gibi yaşarız. Zaman kendi içinde kesintisiz, sürekli bir seyir halindedir. Aşil’in kaplumbağayı hiçbir zaman geçemeyişini hayal ettiğimiz, uzamsal noktalarla sınırlandırılıp duraklatılmamış, saf sayısal bir süreklilik...


Yaşamın anlamı, bizim onu sayarak böldüğümüzde, kendi içinde Bir olarak akan zamandan başka bir şey değildir aslında... Günlük yaşamdaki telaş ve dalgınlığımız, aylaklığımız, bizim bu bölünmemiş seyri duyabilmemiz için bir olanaktır. Bu olanak sayesinde bazen, var olmakta olanın kendisinin, biz bölerek saydığımızda, aslında kendi kökeninden hiç kesintiye uğramadan, bölünmeden akmakta olduğunu duyar gibi oluruz, işte yaşamın anlamına yaklaştığımız anlar, böyle anlardır. Seyrine daldığımız, temaşa ettiğimiz, güneşin kendisine bakar gibi gözlerimiz kısıp seyrettiğimiz bu anlarda, zaten hiç ayrışmamış olan, bizim için anlamlı olan bölünmüş parçaların Birliği olarak bize görünür gibi olur. Kısa bir süre, bir göz kırpması süresinde seyredilebilir.

Bu ürünü 98 kişi görüntüledi.
Ürünü Oyla:
Tüm ürün yorumları listeleniyor.
Sırala: