Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
Akademik
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Fırsatlar
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sevgililer Günü Özel
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
NUTUK (  )
NUTUK (  )
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 20 x 13,5 cm
Sayfa Sayısı
: 192
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Barkod
: 9786054425044
Basım Yılı
: 2010
kargolanamaz.
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
: 9,26 TL
İndirimli Fiyatı
: 6,95 TL
Kazanılan Puan
: 26 AP
Bu kitabı 1,16 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 62 kişi görüntüledi.

22 yaşında ’maddeyi anlamalı’ diye defterine not düşen Mustafa Kemal harp okulundaydı. Bu nokta O’nun pozitif bilimlere dönük yüzünü göstermesi bakımından çok çok önemlidir. Fransız İhtilalinin sanatsal ve siyasal sonuçlarını değerlendiren yapıtlar O’nun inceleme alanı içerisine girmeye başlar bu dönemlerde. Aklı öne çıkaran bu bilinç süreci, halkına, ülkesine sahiplenmeyi de biriktirecektir yüreğinde.

Ülkesini yok etmek isteyen İngilizlerin gemisine binerek kaçan padişah Vahdettin, daha veliaht iken Almanya gezisi sırasında Mustafa Kemal tarafından, imparatorluk konusunda uyarılmış, önerilerle yol göstermeye çalışılmış olmasına rağmen, onun uyuyan kimliğiyle kalmasını önleyememiştir. Geldiği son nokta da bu kimliğin somutlanmasından başka bir şey değildir zaten. Mevcut koşullar altında tüm olasılıkları değerlendiren Mustafa Kemal, tarihin de akışını görerek, ümmet toplumundan millet olmaya geçmenin zamanının gelip geçtiğini saptamıştır. Çünkü O, Çanakkale’de, Kuzey Afrika’da, Doğu’da birçok savaşın sıcaklığını iliklerinde duyarak yaşamış, uyarılarda bulunmuş, arkadaşlarıyla tartışmış, anlatmış ve gelinen son durumda, tüm deneyimlerini ve de bilgi birikimlerini masaya yatırarak, mazlum ulusların ilk kurtuluş savaşının kararını verebilme onur ve cesaretini eylemliliğiyle tarihe kazımıştır.

Şimdi, şöyle o günlere bakıp ne durumdaymışız bir görelim isterseniz: Koskoca bir imparatorluk lime lime edilerek parçalanıyor ve bu parçalanma 1912’den sonra akıl almaz bir şekilde hızlanıyor, hızlandırılıyor. Borç batağındaki Osmanlı İmparatorluğu, ’hasta adam’a dönüştürecek tüm saldırılar gerçekleştiriliyor. Sırplar Bulgarlar, Yunanlılar, Araplar, Ermeniler, Rumlar isyan ediyorlar, ettiriliyorlar. Bu şartları kavrayamayan(!) idareciler, kendi halkını aşağı görme soysuzlaşmasına girecek derecede bencilleşiyorlar. Ve fiili işgal yaşama geçiriliyor. Fransızlar, İngilizler, İtalyanlar, Yunanlılar, Çarlık Rusyası dört bir yandan bu ’hasta adam’ı öldürmeye başlıyorlar. Artık bir çıkmaz sokağa girilmiştir ve çıkış bulunacaktır. Durum bu değildir. Bu ülkenin suyunu içen, ekmeğini yiyen kimileri de kimliklerini satışa çıkarmış, yabancılara kendilerini satarak iç isyanlara başlamıştır. Kızıl alevlerin çepeçevre sardığı yangın her yanı abluka altına almıştır.

Fakat bir Mustafa Kemal vardır, deniz ne kadar hırçın olursa olsun, Bandırma Vapuru ne kadar köhne olursa olsun, O, Cumhuriyetine doğru gidecektir; 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkıldığında ülkenin genel görünüşü yukarıda değindiğimiz gibi olsa da. Haklı nedenleri olmayan, bilinç ve inancını bir araya getiremeyenlerin kaybedeceklerini o kadar iyi bilmektedir ki Mustafa Kemal, bu nedenle Bandırma Vapuru’nun yaşlı güvertesinde, o günlerde Karadeniz’den, ’Ordular, ilk hedefiniz Akdenizdir’ düşgerçeğini yüreğine arkadaşlarıyla birlikte oya gibi işlemiştir. Çünkü halkının kazanmaktan başka, tam bağımsızlıktan başka şansının olmadığını yılların birikimiyle çok net bilmektedir.
(Tanıtım Bülteninden)

Ürünü Oyla:
Tüm ürün yorumları listeleniyor.
Sırala:
Bizimle İletişime Geçin