Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
Akademik
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Fırsatlar
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sevgililer Günü Özel
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
TÜRKİYE’DE TARIMIN EKONOMİ-POLİTİĞİ 1923-2013 (  )
Türkiye’de Tarımın Ekonomi-Politiği 1923-2013
TÜRKİYE’DE TARIMIN EKONOMİ-POLİTİĞİ 1923-2013 (  )
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 24 x 16 cm
Sayfa Sayısı
: 488
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Barkod
: 9786055513658
Basım Yılı
: Mart 2015
kargolanamaz.
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
: 42,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 31,50 TL
Kazanılan Puan
: 120 AP
Bu kitabı 5,25 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 75 kişi görüntüledi.

Tarım ürünlerinin insanların beslenme, giyim gibi temel gereksinimlerini karşılamaya yönelik olması, bu sektörü diğer üretim sektörlerinden ayırmaktadır. Halen dünya nüfusunun yarıdan fazlası kırsal alanlarda yaşamakta ve tarımla uğraşmaktadır. Açlık ve yoksulluk gibi küresel sorunlar, iklim değişmeleri, üretimde kullanılan doğal kaynakların (toprak, su) kirlenmesi, bozulması ve yok olması gibi sorunlar, gıda güvencesi/güvenliği gibi sorunların ön plana çıkması, öte yandan köylülüğün yoksullaşması ve tasfiyesi gibi sorunlar, tarıma ayrı bir önem kazandırmakta, önemi ekonomik boyutlarını aşmakta; bu önem gelecekte daha da artacağa benzemektedir.

Türkiye, sahip olduğu doğal kaynaklar (toprak, su), coğrafi konumu, iklim koşulları gibi özelliklerinden dolayı tarım potansiyeli oldukça yüksek bir ülkedir. Ancak, 1980’li yıllardan bu yana ABD, AB gibi metropol ülkelerin ve IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası mali kuruluşların dayatmalarıyla uygulanan neo-liberal politikalar sonucu tarımda da net ithalatçı konuma düşürülmüştür. Üretimdeki artış hızı, nüfus artış hızının gerisinde kalmış, gıda açığı giderek büyümüştür. Bir yandan bazı bölgelerde yarı-feodal üretim ilişkileri varlığını korurken, öte yandan ülke genelinde çokuluslu gıda tekellerine bağımlı sözleşmeli üreticilik hayata geçirilmiştir. Son yıllarda yerli ve yabancı tarım-hayvancılık şirketleri tarafından büyük çiftlikler kurulmuştur. Bu olgu mülkiyetin el değiştirmesine ve yabancılaşmaya yol açmakta, ülkenin gıda egemenliği yerli/yabancı tekellere bırakılmaktadır. AB’ye uyum adı altında kırsal nüfusun yüzde 5’lere çekilmesi çabaları da, kentlerin varoşlarına yeni göç dalgalarını ve yeni sorunları gündeme getirmektedir.

Ürünü Oyla:
Tüm ürün yorumları listeleniyor.
Sırala:
Bizimle İletişime Geçin